31 Mar 2012

5 İzleyicime "Bıyık Yüzük" Hediye Ediyorum :)

Benim çok severek kullandığım, her baktığımda yüzümü gülümseten bu şirin yüzükten 5 izleyicime hediye etmek istiyorum. Siz de benim gibi bu tarz ürünleri seviyorsanız hemen çekilişe katılın :)


Katılım şartlarımız artık standartlaştı; katılım için izleyicim olmanız ve bu yazıya yorum bırakmanız gerekiyor. 


Daha fazla şans için yapabilecekleriniz ise şöyle (Zorunlu değil);

- Twitter/facebook paylaşımı +1 hak,
- Blogta paylaşım +2 hak.




Yüzükler kazananlar belli olduğunda satın alınıp, direkt adreslerine gönderim yapılacaktır. Yurtdışında geleceği için gelmesi biraz uzun sürebilir. Bu yolu seçmemin sebebi yaşadığım şehir itibariyle en yakın kargo ücretinin bile 7-8 lira tutuyor olması. Böylelikle kargodan tasarruf ederek daha çok kişiyi "bıyıklandırabileceğiz" :)

SON KATILIM 22 NİSAN 23:59 

23 NİSANDA DA ÇEKİLİŞ GERÇEKLEŞECEKTİR :)

bu da bendeki versiyonu :)



23 Mar 2012

Güneşten Korunma

Ee bahar ayları geldiğine göre artık spf kremlerimizi çıkaralım mı dersiniz?
Aslında bütün yıl boyunca kullanmak gerekiyor fakat en azından güneşin daha güçlü olduğu aylarda her gün kullanmaya özen gösterin

"Cildiniz fil gibidir; hiçbir şeyi unutmaz"
Kısa bir tanıtım  filmini de paylaşmak istiyorum,lütfen izleyin


22 Mar 2012

Son Zamanlarda Elanor Ojeye Sararsa ...

İlk ve son orda burda satılmayan oje alışverişim diyebilirim :)

Hevesimi aldım,çok aşık olursam ya da benzerini bulamadığım da bu markaları tercih ederim. Alma sebebim size geçenlerde bahsettiğim DBMS'in sahibi sevgili Derya'nın ara sıra yaptığı outlet satışlar :)

Normal piyasa fiyatlarının yarısına aldım denebilir her ojeyi. 
Fiyatlarını hak ediyor mu derseniz, denediğim bazı ojelerde acaba ikinci katı sürmesem mi diye düşündüm,tek katta istediğim görüntü verdiler. 
Kuruma problemi yok denebilir,hemen kuruyorlar.
Bazıları örneğin "love marilyn" dehşet bir oje, başka yerde bulunmaz sanırım.

Denedikçe blogta paylaşacağım ojeleri genel olarak bakacak olursak ;




O.P.I. aralarında şişe ve fırça tasarımı olarak en sevdiğim diyebilirim. Kocaman fırçaları var ve tutuşu çok rahat.
Aldığım renkler jade is the new black ve i vant to be a-lone star.


China glazeler ise şöyle; 



Sırasıyla ; Ruby Pumps ,Love Marilyn, Glittering Garland, Blue Year's Eve,Holly-Day



  Essieleri de diğerlerinden birkaç gün önce almıştım.  Sanırım bunlar koleksiyon ürünü.

A Cut Above ve Shine of The Times. 

Bu markayı daha önce hiç duymamıştım ama rengini çok beğendiğim için aldım, 503 numarası.

Zoya'nın tam benlik bir rengi, tam yazlık :) Yaz gelse de terliklerle sandaletlerle dolaşırken bu renkleri de ayaklarımıza sürsek :)


Bu çatlayan oje de hediye,hiç yoktu ben de çatlayan oje;deneyelim bakalım.



Cuma gününe kadar sınavlarım olduğundan çok sık oje yazısı giremeyebilirim. Öncelikli olarak merak ettikleriniz varsa onları ön sıraya alırım.

17 Mar 2012

Doğum Günü Ojesi ve Babeti :)


Başlıkta sürdüğüm her ojeyi yazmaya kalksam olmayacaktı :) Doğum günüm için ne yapacağımıza son dakikada karar verince elime birkaç gün öne geçen Essie'nin shine of the time ojesini denemek istedim. Tercih etmemdeki asıl amaç bir zamanlar nefret ettiğim altın sarısına birkaç aydır bir sevgi besliyor oluşum :) Elbisemin kemeri kırmızı ve altın sarısı tokalı olunca diğer ayrıntılar da bu renklerle oldu.

Base coat ve top coat kavramları benim için yeni kavramlar. Ne işe yaradıklarını anlamaya çalışıyorum :) Genel olarak tırnak renginizin değişmesini engelliyor ve uzun süreli olmasını sağlıyor. 9 gün boyunca çok az çıkan ojelerim vardı geçen hafta ve bu iki ürünün başarılı olduğunu söylemeliyim. Fakat aşağıdaki fotoğraflarda işaret parmağımın ucunun şimdiden bozulduğunu görebilirsiniz :) Diğer tırnaklarda olmayan bu durumu işaret parmağımı çok kullanmamla açıklıyorum .


Essie'nin de koleksiyonları oluyor-muş ! Benim haberim yok çünkü henüz ojelere bu kadar para vermeye alışık değilim, ben facebooktan zaman zaman indirimli satış yapan DBMS'ten aldım.

Ürün şişesinde renkli ışıltılar taşıyor gibi görünse de altın sarısı ışıltılara sahip. Sim gibi değil, sanki ojenin çok diplerinde böyle bir ışıltı var da o görünüyor gibi oluyor. Derinlerden geliyor gibi :) Eğer altın saırısnı sevmiyorsanız kesinlikle size göre değil bu oje.





Daha koyu renklere daha çok yakışacağını düşünüyorum bu ışıltıların. Hem kırmızının canlılığı hem ışıltı biraz acayip durmuş olabilir.








Gelelim başlıkta bahsi geçen ayakkabıya, bu ayakkabıyı da sanırım geçen hafta aldım ve çok beğenerek aldığımı söylemeliyim. Uygun fiyata da görünce almadan geçemedim. İstanbul kar kıyametle uğraşırken burada babet giyecek havalar var denebilir. Yağmur yağmadığı günler sorun yok ısıyla alakalı :)


Foto twitterdan alınma,anlık paylaşım olduğu ve iphonela çekilip instagramla oynandığı için kalitesi bozuk.

Ayakkabı tamamen kırmızı, renk değişikliği olmuş biraz.


Ayakkabı ve oje hakkında ne düşünüyorsunuz?





16 Mar 2012

Doğum Günüm :)


Özel günlerin hepsini seviyorum :)
Ama daha "özel" olanlar her zaman bambaşka...

22 yıl önce yani takvimler 1990'da iken bu kadar soğuk olmadığını düşündüğüm bir bahar gününde İstanbul'da doğdum. Belki hala oralara aitmişim gibi hissetme sebebim de budur.

6 yıl orada yaşayıp sonrasında 4 yıl Diyarbakır'da yaşadım ve her zaman tam çocukluk dönemimi orada geçirdiğim için şükrediyorum. Tam anlamıyla çocuk olmama izin verilmiş gibiydi çünkü İstanbul'dan sonra. Aklınıza gelen her türlü sokak oyunlarını oynadım, dizlerimde hala bazı yaraların izini taşıyorum  :) 

Sonraki ikametgahım 9 yıl süreyle hayatımın şekillendiği Ankara oldu. Belki bilenler vardır Sıhhıye'deki Atatürk Lisesini, orada okudum. Her gün küfrederek yürüdüğümüz Kızılay yolunu özleyeceğim aklıma bile gelmezdi. Sanki çok yıllar geçmiş gibi halbuki daha 4 yıl geçti üzerinden. Fakat yarın gidip bir öğlen vakti yine Kızılay'a doğru yürümek için nelerimi vermezdim :( 

Şimdi de Denizli'deyim. Çok zor alıştığım, hatta yeni sevmeye başladığım bir şehir. Ankara'dan sonra sudan çıkmış balığa döndüm desem yeridir. Fakat insan bir şehri yaşanmışlıklarıyla güzelleştiriyor. Her köşede bir anı olunca şehirler seviliyor. Bahsettiğim yoldan yani Necatibey caddesinden İzmir caddesine doğru olan yoldan kim bilir her gün kaç kişi geçiyor; o yol benim için yaşanmışlıkların yeri olduğu için özel. Şehirleri insanlar sevdiriyor; bir şehirde sevdikleriniz varsa havası,suyu,caddeleri bile güzel geliyor.


Neden bunları yazdığıma gelince, yıllar çabuk geçer derlerdi de inanmazdım. Belli bir zamandan sonra çok hızlı akıyor ve yetişemiyorum sanki. 30lu yaşlarımı hayal bile edemiyorum bazen. 

Olsun, yine de yarın tüm sevdiklerimin sesini duymama vesile olacak bugün. Bence böyle günler insana "iyi ki"li cümleler duymaktan çok kurduran günler.Her doğum günüm sonlandığında iyi kilerim vardı umarım bu gece de olacaklar. 

En çok araması beklenen kişi aramayacak belki ama bugün güzel olacak yine de.



Kendi adıma dilediğim tüm dilekleri sizlerle paylaşıyorum, umarım herkes için 2012 yılı ilk çeyreğinden çok daha güzel devam eder.

Blog! İYİ Kİ DOĞDUM :)

15 Mar 2012

Karışık Saç Ürünleri


Üşengeç blogger tüm ürünleri bir posta sığdırmaya çalışırsa ne olur ! 

1. JF Frizz-Ease Bukle belirginleştiri Sprey : Kendisi bukle belirginleştirici bir ürün olup Watsonsta dehşet fiyatlara satılmaktadır. 22ydi sanırım,küsüratında yanılıyor olabilirim ama 20 üzeri bir fiyatı var. Kampanya sitelerinde 14-15 liraya genk getirip almanız mümkün. Dalgalı saçlı bir insan olarak zamanında severek kullandım, şimdi keratin sayesinde düz saçlı olduğumdan kıyıda köşede kalmış fakat verilen parayı ve en azından benim isteklerimi karşılayan bir ürün. Dalgalı saçlı insan ne ister? Jöle gibi sertleştirmesin, elektriklenmesini önlesin, güzel güzel dalgaları olsun ister. Sertleştirmiyor,elektriklenmeyi az da olsa engellemeye çalışıyor ve dalgaları belirginleştiriyor. Özellikle ben duştan sonra ıslak saça uyguladığımda daha çok verim aldım. Fakat elektrik olayı için kuruduktan sonra birkaç fıs daha uygulayabilirsiniz.

2. Toni&Guy Isı koruyucu Sprey:  Bu ürün deodorant gibi basınçlı bir metal kutu. Düzleştirme işleminden önce kullanmak amacıyla aldım, fakat kokusu lisedeki bir öğretmenin parfümü ile aynı. Her kullanışımda onu hatırlıyorum ki bu da hiç hoş olmuyor :) Koku hemen yok olmuyor da tahmin edersiniz. Genel olarak olumlu yorumlar okuduğum için almıştım,kokusunu deneyerek yine kampanya sitelerinden çok daha uygun fiyata alabilirsiniz. Sanırım trendyoldan 14 liraya almıştım.

3. Bioblas Sıvı Saç Kremi : Saç dökülmesi sorununu kabullendiğim ve çözüm aramaya başladığımda ilk olarak bu markanın şampuanını almıştım.( faydasını göremedim :( ) Bu da yanında ücretsizdi,tek başına 11 lira civarına satılıyor. Ekstra bir özelliğini göremedim fakat banyodan sonra ıslak saça uyguluyordum. Kokusu da bana göre çok hoş, en azından çok keskin değil. Yumuşak bir şampuan kokusu gibi.

4.Toni&Guy Esmerler İçin Işıltı Spreyi : İşte tüketim toplumu dedikleri böyle bir şey, ihtiyacım olmadığını bile bile "kargo parası veriyorum" mantığıyla aldığım bir ürün. Daha da kullanmadım yani o derece gereksiz :)

5.Egos Saç Spreyi : Ben bildim bileli var olan, bir türlü bitmeyen bir ürün. Çünkü saçı sertleştirmesini sevmiyorum. Krepe vs. yaparsam kullanıyorum. 

6.Akat Saç Köpüğü:  Bu da Egosla eş değer yaşta. Çok çok nadir kullandığım bir ürün. Yine aynı sebeplerden saçı sertleştiriyor. Fakat ciddi anlamda saçınızın bozulmaması gereken günlerde bu ikiliyi kullanabilirsiniz. Günlük olarak abartı olabilir.

7.JF Luxurious Volume Hacimlendirici Sprey : Keratin bakımından sonra hacimli saçlara hasret kaldığımı söylemeliyim. 2 günde bir banyo yapıyorum, saçlar temiz olmasına rağmen dümdüz olduklarından o kadar az ve sönük duruyorlar ki. Bu durumda bu ürün kurtarıcım oldu denebilir. Çok severek kullanıyorum fakat bir kötü yanı var, diğer ürünlere göre az olmakla beraber sertleşme yapıyor. Saçları donuklaştırıyor. Islak saç diplerine uygulanıp kurutuyorum. Kurutmanın son evrelerinde baş aşağı yapıyorum.

8.Gliss Isı koruyucu Krem : Isı koruyucuların güzel kokanını bulamayacağım sanırım. Buraya koymayı unutmuşum ama Elseve'in de aynı ürüne sahibim. Sevmiyorum kokularını :(

9. Nivea Sıvı Jöle :  En sevdiğim jöle :) Sanırım 10 yıldır tanışığız kendisiyle ve bu kaçıncı şişe bilmiyorum. Eskiden silindir bir şişeydi ve şişe sıkılıyordu. 3-4 yıldır bu tarz bir pompası var, jölenin daha akışkan ve mis gibi erkek parfümü gibi kokan bir versiyonu. 

10. Kruidvat Saç Spreyi : Watsonstan boyutu küçük diyerek aldığım bir saç spreyi. Bana göre Egos ile aralarında hiç bir fark yok. Klasik saç spreyi işte canım :)


Bir sonraki yazı şekillendiricilerle alakalı olacak. Saç baş devam ! 


Bliss Bakım Günleri

Ben gidemiyor olsam da siz gidin bu ücretsiz etkinlikten faydalanın :)


13 Mar 2012

Saç Maskeleri


Öncelikle belirtmeliyim ki bu tarz ürünleri düzgün kullanabilen biri değilim, aklıma geldikçe ve elim hangisine giderse onu kullanıyorum. Saçlarımda da her hangi bir renk açma vs. işlemi olmadığı, yok nadir düzleştirici ve maşa kullandığımdan çok kırık yada hasar yok. Yapacağım yorumları bu koşullarla değerlendirmenizi öneririm.


 Watsons Ballı Maske :  Bloglarda çok okuduğum bir üründü ve herkes de memnun olunca almak farz olmuştu. Aşağıda görebileceğiniz gibi çok ilginç bir yapışı var. Sanki yapış yapış olacakmış gibi hissediyorsunuz ama olmuyor. Tamir etme özelliği hakkında pek bir yorum yapamıyorum ama sarışın olma çabalarındaki arkadaşların kullanıp memnun olduklarını okumuştum. Ben sağladığı yumuşaklıktan çok memnunum.
Ürün kocaman 500 ml, nasıl biter bilmem :)



Gliss Renk Koruyucu Maske : İşin aslı bu ürün annemin ama kokusunu o kadar seviyorum ki ben de kullanıyorum zaman zaman.



Pantene Doğal Sentez Serisi Maskesi : Bu ürün diğerlerine göre daha yağlı ve etkisi birkaç günde zor geçiyor. Yani maskeyi uyguladıktan sonraki birkaç gün saçlarınızın yağlanması artıyor. Ama verdiği yumuşaklığı yeterli. Saydığım sebeplerden watsons maskeyi tercih ederim zaten bu ürün de bir ürünün hediyesiydi. Para verip almayacağım bir ürün.




Birkaç gün sürekli saç baş muhabbeti yapacağım. Evde saçla alakalı ne var ne yok hepsinin fotosu hazır :)

11 Mar 2012

Alix Avien Glitter Eyeliner

(Fotodaki gizli beni bulunuz :p )

Glitter eyeliner yazdığına bakmayın ambalajında.
Glitter & eyeliner fırçası birleşimi bir ürün aslında. Glitterı eyeliner tarzında keskin çizgilerle uygulayabilmenin bir imkanı yok. Aslında var da kimse de o sabrın ve gerekliliğin olduğunu düşünmüyorum. 

Peki bu tarz ürün ne için kullanılabilir?

- Hali hazırda uygulanmış eyelinerın üzerinden geçebilirsiniz.

- Far üzerine tüm göz kapağına yayabilisiniz. Ben bu ürünü yılbaşında kullanırım diyerek aşağıya eklediğim videoyu görmem üzerine aldım. Bence özel günlerde çok da güzel bir görüntü yaratıyor.

Ben far üzerine sürme düşüncesiyle şeffaf ve gri simli olanını aldım fakat farklı renkleri de mevcut.


Tırnaklardan sonra göz makyajında da böyle bir akım başlamamalı bence :) Tırnaklarda muhteşem bir görüntü fakat bu kadar sim gündüz makyajına yakışmaz diye düşünüyorum.

Bakalım o video neymiş ve siz de beğenecek misiniz bu glitterların oluşturduğu görüntüyü?


9 Mar 2012

Flormar'dan Baharlık Rujlar



Yaz geliyor değil mi? Burada havalar ısınmaya başladı. Makyaj renklerinde en radikal değişimlerin yapılabildiği kısım da bence dudaklar hava soğuk karlı mı sür bordoyu koyuları, çiçek böcekli bir yaz mı gelmiş sür turuncu pembeleri . Bana göre makyaj bu ! :)

Takip edenler bilir ruja çok para veremiyorum, sebebiyse orta halli markaların benim beklentilerimi zaten karşılıyor olmaları. Zaten kalitenin esas anlamı da bu ; müşteri beklentilerine cevap verebilme. Sonradan beğenmemezlik yapmayayım diye diorlar chaneller denemiyorum bile :)

Flormar da bu anlamda benim rujlarını genel olarak sevdiğim bir marka. Geçen yıl aldığım 3 rengini ve çook önceden edindiğim bir rengini paylaşıyorum burada.











Longwear L14 :  Ambalajında ve el üzerinde muhteşem duran bir renk.  Zaten renkle alakalı bir soru yok. Bana göre yapısı kötü, şöyle ki dudağınız pastel boyayla boyanmış gibi oluyor bana göre. Katman gibi oluyor ve yayılmıyor. Bu sebeple dudaklarınızda biraz sorun varsa( kuruyup soyulduysa vs.) oraya birikiyor.

Longwear L07 : Çok güzel bir pembe ! Çok pembe sever bir insan da değilim. Ambalajından çok çok açık bir renk veriyor ve yapıs sorunu 14 numaraya oranla az olsa da bunda da mevcut.

Supershine 502 :  Bu renk çok sıcak bir turuncu. Yaz ve bahar için çok ideal ama o kadar dikkat çekici ki cesaretiniz ve sevginiz varsa denemenizi öneririm. İçlerinde en iyi yapı bu ruja ait. 

Son ruj olan Selection 37 noyu da şurada paylaşmışım

6 Mar 2012

Şubat Ayında İlk Kez Çekiliş Kazandım :)

Aslında çekilişi 12 şubatta kazanmıştım fakat yazabilmek şimdi kısmet oldu.
Oje bazı ve topcoat aramalarımda alacağım ürüne karar vermiştim, fakat henüz siparişi vermemiştim ki bu çekilişi gördüm. Verilen ojelerin 2si zaten benim istediğim ürünlerdi 3 ise şahane bir tonda china glaze ojeydi. Katıldım ve ne şansı ki bana çıktı :)

http://budabenimguncem.blogspot.com  sahibine buradan teşekkürlerimi tekrar iletiyorum ve bloguna göz atmanızı öneriyorum :)
Hediye paketi çok şeker bir kırmızı kutuydu ve içinde bir de kalp çikolata vardı.
Elbette böyle kutuya bir de not yakışırdı :) 

Şimdilik ön gösterim için neler kazanmışım bir göz atalım. Ürün deneyimlerimi daha sonra anlatacağım :)




5 Mar 2012

MAC ve Sephora : Temizleme Yağları


Gelelim size geçen yazıda söz verdiğim ürünlere...
Temizleme yağları

Benim için olmazsa olmayan, birini bitirip diğerini almam arasında geçen 2-3 haftada yüzümü neyle temizlesem diye şaşırdığım, hakikaten mükemmel temizleyen ürünler.

Yurtdışı yasağı olmasa daha farklı markaları deneme şansı bulabilirdim belki ama şu an için ülke sınırları içindeki ürünlerle yetinmek durumunda kalıyoruz. İşte bu sebeple ilk aldığım MAC ürünü bitince fiyat olarak neredeyse yarısından daha ucuz olan Sephora'nın yağını aldım.

İkisinden de çok memnunum fakat aralarında ufak farklar var. Bu farkları sıralamadan önce ön bilgisi olmayan arkadaşlar için temizleme yağı nedir, nasıl kullanılır kısaca bahsetmem gerek.

Temizleme yağları kuru elinize aldığınız 1-2 pompa ürünü yine kuru olan göz,yüz,dudak vs.ye uygulanarak önce deri üzerindeki tabaka akıtılıyor. Yumuşak ve dairesel hareketlerle "makyajınızı yerinde oynatıyorsunuz" :) 
Daha sonra ellerinizi ıslatarak(yüzünüzü yıkamıyorsunuz henüz) yüze dairesel hareketler uyguladığınızda ürünün şeffaf yağlı kıvamdan süt kıvamına geldiğini görüyorsunuz. Daha sonrasında da yüzünüzü normal su ile yıkıyorsunuz. Hiç bir makyaj kalıntısı kalmıyor yüzünüzde. 

MAC'in fiyatı sanırım 55in üzerinde, Sephora'nınki de 25ten fazla 30dan az. (muhteşem fiyat bilgisi ile elanor :) ) Peki bu aradaki farkı ödemeye değer mi?

- İlk denediğiniz temizleme yağı Sephora'nın ise muhtemelen yüzünüzde bıraktığı yağlı hissi sevmediğinizden tüm markalara ve bu tarz ürünlere bir ön yargınız oluşacak. Evet bu ürün malesef ciltte yağlı bir his bırakıyor. Fakat bu his MAC'te yok. MAC ile uygulama sonrası yüzünüzü yıkayıp,kurulayıp başka işlere dalabilirsiniz. Sephora "haydi bir şeyler sür yüzüne" diye bağırıyor malesef. 

- Temizleme açısından ikisi de eşit sayılabilir. Aradaki 2 kattan fazla fiyat farkını kapatmak adına bir eksiklik yada fazlalık yok bana göre.

- MAC 150 ml, Sephora 190 ml

- Yağlarla cildinizi ve özellikle göz makyajınızı temizliyorsanız artık alışacağınız bir durum olacak. O da göz makyajınızı çıkarmaya çalışırken (üründen gözüme kaçıyor sanırım) buğulanıyor gözünüz. Yüzünüzü ve gözünüzü iyi yıkadığınızda siz banyodan çıkana kadar bu bulanıklık geçiyor. Ben de bu durum herhangi bir yanma,kaşıntı vs. yapmadı.

- Sephora'nın yağı daha ağır. Kıvamı MAC'e göre yoğun. 

  
Bana göre göz makyajınızı her türlü çıkarırsınız problem değil, fakat cilt makyajı yapıyorsanız ve özellikle kapatıcı,fondöten gibi ürünler kullanıyorsanız bu tarz yağlarla tabakaları akıtmanız gerekiyor.

Bildiğim kadarıyla SPF sadece bu tarz yağlarla ciltten uzaklaştırılabiliyor ve SPFin mutlaka gün sonunda temizlenmesi gerekiyormuş; Japon hatunlar bu konuya oldukça da takıklar. 

Watsons'ta da satılıyor bu tarz bir ürün fakat deneme fırsatım olmadı henüz. Belki deneyip memnun kalabilirsiniz.

Strawberry'den, Cosmo-de'den almadığım her markanın temizleme yağlarının anısına :(


Paraben ve sabun içermiyormuş 

4 Mar 2012

Sephora Waterproof Göz Makyaj Temizleyicisi

Göz makyajını çıkarmak kötü ürünlerle tam bir işkenceye dönebiliyor. 
Maskara, göz kalemi, koyu renk farlar ... 

Açıkçası çok fazla ürün denemedim. Diadermine en kötü tecrübemdi. Daha sonrasında da hep bu tarz sıvı ürünlere ön yargılı yaklaştım. Geçen yıl Sephora'nın göz makyaj çıkarıcısının normal versiyonunun küçük boyunu almıştım; fena değildi. Bu sebeple son alışverişimde bu ürünü de aldım. Çünkü göz makyajında hata yaptığınızda kulak çubuklarına bir miktar alıp hatayı kolaylıkla düzeltmeniz mümkün.

Bu tarz ürünler genellikle iki fazlı oluyor. Yağ ve ana ürün.  Yukarıdaki ürünü alıp çalkaladığınızda da şöyle bir görüntü oluşuyor ve bu şekilde kullanmanız gerekiyor;


Ürün genel olarak beni memnun etti. Hafif yağlı his bıraksa da yıkadığınızda yada bir süre sonra his kayboluyor. 
Bu ürüne benzer bir diğer deneyimim ise Neutrogena ile oldu. Onun da temizlemesi başarılıydı fakat göz altımda yağ bezeleri oluşturdu. Ürünü kullanmayı bırakınca geçti, emin olmak için tekrar denedim yine yağ bezeleri oluşunca kendisiyle ilelebet yollarımızı ayırdık. Sephora'da böyle bir sorun yok. Fakat gözlerini yaktığını söyleyen arkadaşlar da oldu. Siz denemek isterseniz öncelikle küçük boylarından edinebilirsiniz. 

Zaten rengi bile çok tatlı değil mi :)


Bazı benzer ürünlerde(örneğin Flormar) kapağında şu plastik düzenek yokmuş,tamamen saçmalık olduğunu düşünüyorum. Kocaman bir boşluk ! Pamuğa ne kadar ürün geleceğini tamamen şişenin o boşluğu ayarlıyor, hiç kullanışlı değil.


Bu üründen ne kadar memnun olsam da; maskarayı, eyelinerı abarttığım günlerde başka bir ürün kullanıyorum. Ondan bir sonraki yazı da bahsedeceğim. Çok başarılı bir ürün olmasının yanı sıra sadece göz makyajı için de kullanılmıyor. Fondöten ve pudrayı daha iyi söküp atan başka bir temizleyici de tanımadım henüz.

Göz makyajı için siz neleri tercih ediyorsunuz? Tavsiyeleriniz nelerdir ?

Herkese iyi haftalar dilerim. Makyajınızı silmeden, cilt bakımınızı yapmadan uyumadığınız bir hafta olur umarım :)


Şubat'12de En Sık Kullandıklarım



Favori olmayanlar da olduğu için "sık kullanılanlar" başlığı bu yazıya daha yakışacak :) Bakalım şubat ayında neler sürmüşüm ;

- Likit fondöten sürmeye inanılmaz üşenir oldum, MAC Studio Fix Pudra+Fondöten'i her makyajımda kullandım.

- Allık olarak genellikle elim MAC Gingerly'ye gitti, mat koyu şeftali (kahrengiye dönük)rengi kışın matlığına yakıştırıyorum. Işıltılı allıklardan genellikle kaçındım. Aydınlatıcı kullanmadım; 1-2 kez ccb pearl kullanmış olabilirim.

- Göz makyajımı genellikle Naked paletlerle yaptım. Altına kullandığım baz ise MAC Painterly oldu.

- Kapatıcı favorim değişmedi, Bobbi Brown Creamy Concealer Kit neredeyse her gün benimleydi. Ürünün dibi görünmeye başladığından beri diğer ürünleri kullanmaya çalıştım ama hiç biri yerini tutmuyor. Bitmesin :(

- Ruj favorilerim de dudak rengine yakın ürünler Maybelline Pink Brown ve Rimmel Kate Moss koleksiyonu 07 


- MAC Fast Response Göz Kremi'ni her makyajdan önce sürmeye gayret ettim.

- Rimmelin kötüler kötüsü Sexy Curles maskarasını bitsin diye kullanıyorum, Hypnose Dramayı ise daha güzel sonuçlar için kullandım.

- Givenchy Play parfümü 30 mllik 49 liraya sevgililer günü öncesinde almıştım. Severek kullanıyorum ama ruhum her zaman Viktor& Rolf FlowerBomb'a ait :)

İyi pazarlar :)





1 Mar 2012

Biz de varız !

" Sizden tek istediğim düşüncelerinizi savunmak adına blog adınız, soyadınızı göstermeden adınız seçeneğini işaretleyerek yada çekinmeyenler için tam adınız soyadınız gibi seçenekler ile sesimizi duyurmaya yardım etmeniz. 


Bu yazıyı ve linki bloglarınızda paylaşarak bir çok destekçi bloggera ulaşmamızı sağlamanız ve haksız rekabeti sonlandırmak adına bir kaç dakikanınızı ayırmanız temennisini dilerim.  İlginiz ve desteğiniz için şimdiden teşekkürler!


Biz de Varız Diyorsanız imza kampanyası için; http://imza.la/biz-de-varizhttp://imza.la/biz-de-variz


Bu metin, PR (Halkla İlişkiler) Firmaları ve Blogosphere ilişkilerine yeni, sağlıklı ve yapıcı bir bakış açısı kazandırması istemiyle kaleme alınmıştır.

Kıymetli PR Şirketleri,

Son yıllarda blogosphere ve blog yazarlarına göstermiş olduğunuz ilgiye öncelikle teşekkür ederiz.

Bu süreç zarfında gözlemlemiş olduğumuz üzere, PR Şirketleri ve Blogger’lar arasında gelişmekte olan ilişki iç içe geçmiş, içli dışlı olmuş her ilişki gibi oyunun genel kaidelerini göz ardı etmeye, samimiyet arttıkça eşitlik dengesi zarar görmeye başlamış; tarafsız bakıldığında ise her iki taraf için de yapıcı olmaktan çok, yıkıcı, dışlayıcı, yer yer hakkaniyetten bahsedilemeyecek bir düzleme girmiş olduğu gözlemlenmekte olan bir ilişkiye dönüşmüştür.

PR Şirketleri’nin ürünü ya da hizmeti halkla buluşturarak samimi tepkiler elde etmeye; ürün ya da hizmete yönelik tarafsız, iyi ya da kötü eleştirileri bir araya getirerek, ürün ya da hizmeti geliştirmeye yönelik bir tarafsız alan elde etme çabası, dengesi oldukça eksen dışına çıkmış olan bu ilişki ağı içinde ne yazık ki görevini yerine getirememektedir. Aksine, ürün ya da hizmet “tanınırlık” kriteri dışında hiçbir objektif kritere dayanmayan tüketici ilişkileri, son kullanıcıların tarafsızlığı ve sınırlı grup çalışmaları temsil etmekte olduğunuz şirket, marka ve ürünlere karşı yer yer olumsuz bir bakış açısı edinilmesiyle kalmamakta, aynı zamanda belirlemekte olduğunuz kimi “çalışma gruplarına” karşı da oldukça olumsuz ve taraflı yaklaşımlar sonucu “ilgi çekmekten uzak” bir PR çalışması ile nihai müşteri kitlesinin hem ürün ya da hizmetten hem de söz konusu “katılımcılardan” uzaklaşılmasına neden olmaktadır.

Etkilerini global dünyada sadece PR alanında değil fakat aynı zamanda politik ve toplumsal alanlarda da gözlemlemiş olduğunuz üzere blogosphere, oldukça yapıcı ve yeri geldiğinde oldukça “yıkıcı” etkilere sebep verebilen, ideal olarak “bağımsız” ve “tarafsız” olması gereken; global gücünü bu ilkeler üzerinde yapılandırmış bir kullanıcı ortamıdır.

Sizlerin de bu etkiyi gözlemlemiş ve incelemiş olduğunuza inanan bir yaklaşım üzerinden; PR aktivitelerinizi, bu uğurda harcadığınız emeği takdir etmekle birlikte, blogosphere ve blog yazarları açısından en hafif deyimle “nahoş” olarak nitelendirilecek sonuçlar elde edilmekte olduğunu da farketmiş olmanız, tarafsız ve geniş kitlelere, fakat en önemlisi doğru hedef kitleye ulaşabilmeniz açısından; biz blog yazarları bu metni kaleme alma ihtiyacı duymuş bulunmaktayız.

Ürün ya da hizmetlerinizi tanıtmak için seçmiş olduğunuz kimi blogger’ların her firma tarafından reklam panosu ya da aktivite katılımcısı olarak belirlenmesi, ürün ve hizmetlerinizin doğru kitlelere ulaşmasının önünde duran devasa bir engel halini almış ve temsil ettiğiniz firma ya da şirketlerin tarafsızlığına gölge düşürür nitelikte olduğu hissini yaratmaktadır. Sürekli olarak belirli kimselerin desteklenerek, adeta “promote” edilmesi, çok daha yüksek izleyici sayısına ya da çok daha kaliteli ve tarafsız içerik sunan blogger’ların adeta “cemiyet dışına” itilmesi sadece blog ve blogger’ların değil fakat marka ve şirketlerin de güvenilirliğine ve tarafsızlığına gölge düşürmektedir. Söz konusu aktivite ya da promosyonlar için seçilen blog’ların blogosphere’i destekleme çabasından çok, gününü gün etmeye, hangi markadan olursa olsun “ürün ve aktivite koparmaya” yönelik tavırları, bu kısıtlı kitleden çok daha geniş, tarafsız ve etkili bir kitle olan biz bağımsız blog yazarlarının eleştirilerini
almaktadır.

Bu sebepler dolayısıyla; blogosphere üzerinden yapmakta olduğunuz kitle araştırma, belirleme çabalarınızın çok daha geniş, tarafsız ve her iki taraf için de yapıcı olması amacıyla; daha titiz ve kalite temelli end user seçimlerinde bulunmanızın faydalı olacağını düşünmekteyiz. Sürekli olarak aynı kimselerin, bir elin parmaklarını geçmeyen bu kişilerin adeta gizli bir kültü paylaşırcasına ve “kendilerinden olmayan gariban halk” muamelesi yaptıkları biz milyonlarca blogger adına sizden eleştirilerimizi değerlendirmenizi rica ediyor; her iki taraf için de başarılı sonuçlara imza atılmasını samimiyetle diliyoruz.

Bu yazıyı ricamı kırmayarak hazırlayan Velev ki Huysuzum'a çok teşekkür ederim. "




bloggerdedikodusu.blogspot.com'dan alıntıdır. lütfen imzalayın.