31 Ara 2011

Mutlu Yıllar


2011de yaşadığımız ve insanlığımızdan utandıran tüm olayların 2012de yaşanmaması dileğiyle...
Keşke dediğiniz her şey gerçek olsun 

Yeni yıl şarkısını bir de böyle dinleyin :)


30 Ara 2011

Sigma'dan %10 indirim kodu

Selamlar ;


Sigmadan %10 indirim sağlayan kodumuz  " 0112XJML "
İyi alışverişler :)


http://www.sigmabeauty.com/?Click=1867

Rosense Gül Suyu

Merhaba :)

Cildiniz yağlı ama  alkol içerikli toniklerin cildinizi yaşlandıracağını mı düşünüyorsunuz?
Ya da o yanma hissinden nefret mi ediyorsunuz?
Pek çok tonik denediniz ama alkolsüz olanların temizlediğine inanmıyor musunuz?
Bir tonikten beklentiniz yakmasın,germesin,yaşlandırmasın ama pamuğu da kirletsin mi?

Reklam kokulu cümlelerin sonunda gelelim tüm bu soruların cevabına :)
Çok uzun süredir(liseden beri) kullandığım, kokusundan çok hoşlanmadığım ama daha iyisini de bulamadığım gül suyuna...

Sanırım bu benim 3. şişem. Ankara'da tükettiğim 2 şişenin ardında Denizli'de bu markayı bulamayınca vazgeçmiştim fakat İstanbul'da bulunca hemen aldım,sanki eski bir dost gibi benim için :)
Marketten Eyüp Sabri Tuncer'in gül suyunu almıştım fakat onun bununla alakası yok. Piyasadaki tüm gül suları kolonya gibi sadece o kokuyu vermek için yapılmış ürünler.

Rosense biraz daha cilt bakımı mantıklı yaklaşmış bu duruma. Zaten sanırım markanın kremleri,kozmetik ürünleri de var. 

Gül suyunu cildimi temizledikten sonra yada çok üşengeç olduğum zamanlarda hiç yoktan iyidir mantığıyla disk pamuğa bir miktar sıkıp siliyorum. Yakmıyor, germiyor ama temizliyor o.O 
O iğrenç pamuğun da fotosunu çekerdim de ben neyse :)

Anlatabileceğim çok bir şey yok. Uygun fiyatlı ve beklentilerimi karşılayan bir ürün. Epey de güveniyorum.Alkol kokulu toniklerden de nefret ediyorum. 




Ürün 300 ml kocaman. Uzun süre sizi idare eder fakat sanırım 1 yıldan sonra kokusu acayipleşmeye başlıyor. Değişimi fark ettiğiniz an yenisini alın yada her gün düzenli kullanın bitsin :)




Ürün halis muhlis Isparta üretimi imiş,şimdi fark ettim






25 Ara 2011

Watsons Blender Foundation Sponge & Beauty Blender



Merhaba :)


Bu haberi vermekten çok mutluyum; belki siz daha önce keşfetmiş ve bu ürünün keyfini sürüyor da olabilirsiniz fakat ben bugün gördüm. Görmemle sepete atmam bir oldu. Dayanamayıp hemen yazısını yazdım; çünkü bu ürüne ülke sınırları içinde bir alternatif olduğunu sanmıyorum. (Sephora'nın benzer bir sarı yumurtası var ama 20 küsür lira olduğundan denemek için almadım bile)


 Ambalajın arkadasındaki açıklama ise şöyle ;




Kullandıktan sonra yıkama talimatı var ama kullanmadan önce ıslatın tarzı bir uyarı yok. Şaşırtıcı. Fakat ıslatmadan da kullanılabilir sanırım, çünkü beauty blenderla yapıları biraz değişik. O konuya az sonra değineceğim. Minik şeker süngerimiz şu şekilde; Sonia Kashuk süngeri gibi, rengi ise çok çok uçuk pembe biraz morumsu :)



 Islatılmadan Beauty Blenderdan biraz büyük; fakat ıslanınca aradaki fark kapanıyor hatta alt tabanı daha da geniş oluyor Beauty Blenderın.Çok önemli bir sorun/fark değil bence.



Yapısal olarak sorun oluşturabilecek tek kötü yani;aşağıdaki fotoda görülebileceği gibi Watsons' süngerin uç kısmı yeterince sivri değil. Bu kısmıyla  göz altlarına uygulama yaparken kirpiklere de kapatıcı/fondöten sürebilecek kadar geniş malesef. 


Watsons süngerin yapısı çok sert. Elinize ilk aldığınızda dolu dolu hissediyorsunuz. Beauty Blender ise bomboş gibi,gözenekleri çok. Bu yüzden ıslanınca daha çok büyüyor. Dolu yapıda olması sebebiyle fondöteni daha az emer,içine almaz diye düşünüyordum ki uygulama sırasında bu düşüncem yok oldu denebilir. Bu yapı sebebiyle çabuk eskiyeceğini düşünüyorum. Beauty Blender kedimin saldırısından aldığı birkaç hasarının dışında sapasağlam. Çok uzun da zaman oldu alalı.


İki süngerin de uygulaması bu şekilde. Koyu bir fondöten seçtim çünkü daha çok belli olacağını düşündüm. Umarım yeterince belli de oluyordur. Görüldüğü gibi BB ile uygulama biraz daha kapatıcı, Watsons ise daha "sheer"yani az kapatıcılıkta. Eşit miktar ürün uygulamaya çalıştım fakat Watsons sünger ürünü ne yaptı hiç bir fikrim yok o.O Belki daha çok alana yayabilirdi fondöteni ama bu kadar yeterli olacağını düşündüğüm için devam etmedim koluma fondöten sürmeye :) Ya da ürünü emmiş olabilir.



İki süngeri de uygulamanın ardından yüzüme sürmekten nefret ettiğim neutrogena deep clean yüz yıkama jeli ve dalini karıştırarak yıkadım. Tertemiz oldular. Temizlenmesinde de bir fark yok.



Sonuç olarak gidin alın hanımlar :) Fondöten uygulamakta gerçekten mükemmel bu süngerler. Bizi yurtdışına bağlı olmaktan kurtaran Watsons'a da sevgiler saygılar. Başka ürünlerden "esinlenilmiş" yeni ürünlerini görmek dileğiyle....

Son olarak en önemli konu fiyatı..Yazının başında 20 küsürlük fiyatıyla Sephora sünger olduğunu söylemiştim,okuduğum yorumlar yüzünden ve bu ücret yüzünden almamıştım.

 Watsons sünger ise 6,99 TL; tükenmeden alın :))

23 Ara 2011

Kışın Sık Kullandığım 10 Ruj



Merhaba :)

Sonbahar-Kış mevsiminde en sık kullandığım rujları sizlerle paylaşıyorum. Çok sık ruj süren biri değilim çünkü tazeleme alışkanlığım yok. Bir süre sonra yok olup gidiyor rujlar dudaklarımdan. Yine de cilt makyajı yaptığımda çok soluk göründükleri için renklendirmeden de geçemiyorum.
Rujların hemen hemen hepsi avon. Vakti zamanında avon temsiciliği yapmış biri olarak avonun rujlarını sevmiyorum dersem yalan olur. İçerikleri hakkında hiçbir fikrim yok; çekici olan da fiyatları zaten. Serisine göre bazılarını çok çok seviyorum. Buyrun bakalım nelermiş :)


(Flaşsız ve flaşlı )



Yakın çekimler



 Flaşlı
Flaşsız

Kahverengi tonlarını çok nadir kullansam da yazın onlara dokunmuyorum bile. Kullanıldıkları tek zaman aralığı bu mevsimler.Diğerlerini de çok severek kullanıyorum.

Benim favori sıramı yapacak olursam da ;

Instant Mocha
Iced Coffee
ClearRose
Vinodisco
Berrywine
Vintagewine
Verycherry
RichBerry
Chocolate
Cappucino

Bunların arasından kullandıklarınız var mı? Memnuniyet ve şikayetlerinizi paylaşabilirsiniz.

Mutlu bir cuma ve haftasonu diliyorum :)

22 Ara 2011

İlk LilaKutu'm :)

Merhaba arkadaşlar ;


Başlıktan da anlaşılacağı gibi konumuz şu sıralar bloglarda çok sık rastladığımız kutulardan biri ; Lila Kutu :)


Her yerde aynı fotoları görüp aynı yorumları okumaktan hepimiz sıkılıyoruz farkındayım. Muhtemelen göstereceğim görselleri daha önce çok yerde gördünüz,okudunuz. Benim ise bahsetmek istediğim ülkemizde çok sıkıntısını çektiğimiz bir kavram; halkla ilişkiler. Çoğu firmanın şikayetinizi,isteğinizi bildirebileceğiniz "iletişim" bölümü mevcuttur. Fikir paylaşmak için veya  şikayetlerimizi değişiklik olur mu acaba umuduyla bu sekmelerdeki kutucuklara yazıyoruz. Yanıt alıyor muyuz? Çoğu zaman da malesef hayır. Yanıt alınmadığında okunduğunu bile düşünmüyorum ki değerlendirmeye alındığını düşünmek çok iyimser bir bakış açısı gerektiriyor.   


Elanor iyi diyorsun güzel diyorsun da sadede gel derseniz; firmanın halkla ilişkileri mükemmel :) Attığınız maillere hızlı geri dönüşler, twitterda tweetlere dönüşler vs. bu konuda çok başarılılar ve insan ister istemez bir sıcaklık bir samimiyet duyuyor kendilerine karşı. Sosyal medyayı güzel kullanan bir diğer firma ise Benefit Türkiye ekibi. Çok başarılı buluyorum.


Gelelim kutumuza ;



Ben kutuyu bu kadar sık beklemiyordum :) İçinden çıkanlara yer bulduktan sonra kullanılacak çok şık ve güzel bir kutu.


Açtığımda kurdelası vs. olduğunu görünce daha da şaşırdım. Çok sevimli gerçekten,uğraşılmış ve emek verilmiş 




Çok heyecanlı açıyoruzzz :)
(Bu kısımda annem babam ve kedim hep beraber kutunun başındayız.)


Ağzına kadar doldurulmuş dopdolu bir kutuyla karşılaştım. Makyaj için gerekli olan her şşey vardı nerdeyse.
Cilt bakım ürünleri de çeşitliydi. 


Tanıdık markalar kadar tanımadığım markalar da vardı.

-PCO Sheep placenta mı? o.O Hem de 2 tane :) Deneyip paylaşımlarımı yazıcam.Whitenig mask olarak geçiyor. Çok uzun süredir yazı yazmıyorum ama artık daha aktif olmak istiyorum blogumda.

-Clarins Göz Kremi : Buna çok sevindim :)

-Dr.Murad peeling : Annemin kullandığı muhteşem kremin kadar güzeldir umarım. Bunu da deneme şansım olacak.

-Ozoxlive : Profesyonel cilt bakım jeli olarak adlandırılmış;doku hasarlarının giderilmesine yardımcı olacağı iddia edilmiş. Tam boy bu kocaman ürün güzel de kokusundan çok hoşlanmadım açıkcası.

-Max Factor Siyah Kalem ve Rimel : Tam yanında taşımalık ürünler olmuş :)

-Petal Fresh Organik Şampuan : Sitede girilen bilgiler doğrultusunda herkese farklı versiyonunun gönderildiğini düşünüyorum bendeki biberiye özlü.

-Pastel 14 numara oje : Nasıl güzel bir mor renk. Firma beni tanısa ancak bu kadar güzel bir seçim olurdu.

-Palladio Lip Balm : Bunu açtığımda çok şaşırdım çok güzel bir kırmızı rengi var çünkü. Dudakta çok güzel görünüyor. Bayıldım <3

- L'occitane El ve vücut sabunu

Bu da ürünlerin tam listesi ve piyasa fiyatları


Kutu içinden çıkan güzel pullarıyla kutu kapağı :)

Siz de her ay kapınıza sürpriz ürünlerle dolu bir kutu gelsin istiyorsanız hemen üye olabilir heyecanla kutunuzu bekleyebilirsiniz. LilaKutunun sitesi için tık tık

Bu arada kargo geldiğinde yaşadığım ufak bir ayrıntıyı anlatmak istiyorum. Babam kapıyı açıp kargocuyu karşısında görünce direkt bana seslendi. Kutumu teslim aldım,kapıyı kapattığım an babamın "yine ne aldın?" bakışıyla karşılaştım. Firma deneme boylarıyla bi kutu göndermiş bana dediğimde ise babam "O kadar alışveriş yaparsan sana vermeyecekler de kime verecekler? Zengin ettin adamları " dedi. Ben dumur tabi :) Eve çok sık kargo gelip gittiğinde evdekilerden çekinenler neler hissetiğimi anlamışlardır sanırım :))



*Kutu firma tarafından ücretsiz olarak gönderilmiş olup,görüşlerim tamamen objektiftir.

**Ay bunu da yazdım ya sonunda ölsem gözlerim açık gitmez canım okuyucularım :)


13 Ara 2011

Odam hakkında

Merhabalar :)


Diyet nasıl gidiyor hemen özet geçeyim; "normal" hayatıma göre oldukça az miktarda yemeye alıştırıyorum kendimi. Sanırım buraya yazdığımdan beri 1-1,5 kilo arası bir şey verdim, takıldım kaldım şu an. Bu takılmayı da okul haricinde dışarı çıkmamaya başlamama bağlıyorum. Hadi bakalım devam :) 


Şimdi bahsedeceğim konu blog temasının çok dışında; fakat çok fazla mail,mesaj aldığımdan ve "room tour" tarzı bir video çekmeye henüz kendimi hazır hissetmediğimden bu yazıyı yazmaya karar verdim.


Videolarda arka planda görmüş olduğunuz yer benim odam :) Tüm boyamalarını ellerimle yaptığım mobilyalarımı görüyorsunuz. 


Beyaz mobilyaları çok seviyorum;yatak odası,mutfak vs. her yer bana beyaz anatemalı olunca temiz ve düzenli bir izlenim veriyor. Bu sebeple yaz başında(haziran'11) orta okula giderken alınan ama hala sapasağlam oldukları için ve çok fazla masraf olacağı için yeni mobilyalar alamayacağım gerçeğiyle yüzleştim :) Minimum 2 sene daha bu odada yaşayacağıma göre " neden olmasın " demeye başlamıştım ki annemin "saçmalama,sıkılır bırakırsın sen " demesiyle kendimi tekzende boya malzemeleri bakarken buldum. 


İStediğim şey tüm mobilyalarımı beyaza boyamaktı ve şu ürünleri alıp marketten eve doğru yola çıktım.




Ben ortaokula giderken mobilyalarımı çok beğenerek ve isteyerek almıştım. Ailem de ben istiyorum diye karşı çıkmamışlar o zaman ama çok da hevesli olmadıklarını hatırlıyorum. Çünkü mobilyalarımın bazı bölgeleri kaplama denilen yapıştırma usülü yapılmış. Zamanla bu bölümler çıkmaya,soyulmaya başladı. Soyulan kaplamaların altında ise sıkıştırılmış sunta görünümünde pütürlü ve mobilya rengiyle tamamen alakasız bir renk resmen sırıtıyordu. Bu sebeple macunu aldım,bu kısımların macunlanıp pürüzler kaplandıktan sonra boyanması gerekiyordu. Primer de çok yabancı olmadığımız bir kelime. Koyu rengi kapatmanın zor olacağını düşünerek bir de beyaz baz aldım. Diğeri de boya ve rulosu.

Tüm mobilyaların zımparalanması,gerekli yerlerin macunlanması, baz boyanın ve normal boyanın 2 kat sürülmesi,vernik işlemleri 4 günümü aldı. Dolu dolu 4 gün değildi tabiki çünkü koku çok rahatsız edici. Zaten bu odaya boyama yapmak dışında giremiyorsunuz; gece başka bir yerde uyuyorsunuz. Yaz olduğundan kapı pencere her yer açık olmasına rağmen. Eski ve yeni hallerini koyuyorum merak ederseniz videolarıma göz atabilirsiniz.

Macunlanmış kısım :)


Üst koya bitmiş :)



Masam; açık renkli yerler soyulmuş.Alt kısmın macunu yapılmış,sıra o kısımlarda.


Tam düzenlenmemiş hali; ama kitaplık kuruduğu an yerleştirdim çünkü odanın yarısını kitaplar kaplıyordu :)



Dolap :)

Dolap ve şifonyerin yeni hali :)
Videoları izleyenler bilir dolapta sticker var yuvarlak; o desene trendyolda beğenmiştim 22,5 lira fiyatı vardı. aman neyse diyerek almaktan vazgeçtim. 1-2 saat sonra mailime bir 25 liralık hediye çeki geldi :)
Trendyol'u bu yüzden çok severim :)



kitaplığın eski kenarları soyulmuş gördüğünüz gibi -yeni hali :)


Evet çekmecelerin içini boyamadım :) Şifonyerimin ilk 2 çekmecesin makyaj,cilt bakım vs. ürünlerimi saklıyorum. O çekmecelerin içine bu taşları yapıştırdım :)

Fotolar iphonela kendime hatıra olarak çekilmiş şeyler,paylaşacağımı hiç düşünmüyordum.Eğer odanız sizi rahatsız ediyorsa siz de bu yaz değişiklik yapabilirsiniz; ama yazı beklemeniz şart ! :)

Bu kadar; daha ayrıntılı bir videoyu sonraki zamanlarda çekeceğim.
Sorusu olan?

^-^

4 Ara 2011

"Şişko" olmak ...

Bu yazı diğer yazılardan biraz farklı olacak; fakat madem konumuz güzellik vs. bu noktayı da atlamadan geçemiyorum.Zira kendisi benim hayatımın en büyük problemi hem de ortalama 4 senedir çözemediğim bir problem.

Lise sondayken ingilizce hocamız dersini anlatır kalan zamanda test vs. çözmemiz için serbest zaman tanırdı.  Biz de huyunu bildiğimizden bir önceki tenefüste kantinden bir şeyler almış olurduk; izin verdiğinde de yerdik bir yandan test çözerken. Birkaç hafta sonra hocacım bana " dikkat et iyi güzel yiyosunuz da dönem başından beri kilo aldın" dedi. Buna benzer bir şeyler söyledi. Ben "hı hı evet" diyerek onayladım,ama diğer kulaktan çıktı tabi ki. Ben şimdi anlıyorum ki benim şişmanlama dönemim o sene başlamış.

Ben hiç bir zaman "normal" boyutlarda bir kız olmadım. Boyum hep yaşıtlarımdan uzundu,tam lise döneminde normal olmaya başlamıştım ki o da rüzgar gibi geçti gitti. Şimdi ise boy olarak normal fakat kilo olarak diğerlerinden çok çok farklıyım.

İlk zamanlar Burgera gittiğimizde mide fesatları geçirirdik,diğer güne kadar mümkünatı yok bir şey yiyemezdim ama şimdi o kadar rahat yiyorum ki :S değişimi o kadar hissediyorum ki :(

Neden bunu yazıyorsun diyebilirsiniz. Fakat güzellik anlayışımın tamamen bitti artık. Ne bir kozmetik ürünü alasım geliyor ne de giyim-aksesuar alışverişi yapasım. Çünkü yakıştığını düşünmüyorum artık.Çok zorunlu durumlar dışında bir şey almıyorum. Bu iyi bir şey 3-5 kuruş para biriktirdim ama o birikim de benim harcayacak bir şey bulamıyor olmam gerçeğini yüzüme tokat gibi vuruyor. Ne kadar güzel şey var oysa ki alınacak, fakat bu koca bünyem ne beğendiğim elbiselere sığıyor ne de üstüne giyilecek bir şey olmadığında o ayakkabılar vitrindeki kadar şık duruyor.

Ben liseyi bitireli 3,5 sene oldu. Normal şartlarda bu yaz okulum sonlanacaktı fakat ben ilk sene okula uğramadığım için sene kaybım oldu. Şimdi kotlar,kanvas pantalonlar,kazaklar vs. giyecek şeyler buluyorum ama iş hayatında kumaş pantalon giymiş halimi düşünemiyorum. Siz de düşünemeyin diye söylemeliyim ki 46 beden oldum; daha 44e yeni alışmışken.

Alışmışken diyorum gördüğünüz gibi öyle de benimsemişim artık. Fakat en büyük mutsuzluğum gerçekten bu. kilolu arkadaşlar beni anlayacaklardır ; bu uğurda nelerden vazgeçildiğini... Giyim kuşam o muhteşem şeyleri giyememek bir yana yapmayı düşündüğünüz pek çok şeyi erteliyorsunuz. Sosyal hayatınızı, aktivitelerinizi etkiliyor. Yeri geliyor kuaföre gitmek bile istemiyorum; gereksiz görüyorum. Saç baş,yüz göz iyi ama altı felaket olan o görüntü hiç hoşuma gitmiyor.

Madem bu kadar rahatsızsın neden hiç zayıflamadın da diyebilirsiniz. Ama resmen yemekten atıştırmaktan zevk alıyorum :( Fakat canıma tak ettiğini bugün fark edip bloguma böyle bir yazı yazıyorum. Daha önce diyetler yaptım tabi ki ama hepsi birkaç gün yada birkaç hafta sürdü.Artık utanıyorum. Bunu yazmaya da utanıyorum. Ama bir genç kıza benim görüntümü asla yakıştırmıyorum. Bu hayatta elimizde olmadan bir sürü abuk sabuk şey yaşıyoruz ya da elimizde olmuyor bazı şeylerin seçimi.Maddi durum,aile vs. bunlar bizim seçemeyeceğimiz şeyler ama değiştirme sorunumuzun olmadığı bir problem yüzünden bu kadar mutsuz olmaktan utanıyorum. bir arkadaşım "şişko kızlar iradesizdir" demişti. Sağlık problemi dolayısıyla olanları kastetmiyorum tabi ki ama büyük çoğunluk abur cubur sevdasından böyle malesef.

Bu yazımı çok saçma ve aptalca bulabilirsiniz ama ne kadar rahatladım bilemezsiniz. 2012 umarım bu anlamda daha güzel bir yıl olur benim için ve isteklerini kendi elinde olan insanlar için.

Her hafta/ay bu yazıyı da editleyerek şu anki durumumdan farkımı yazacağım umarım mayıs haziranda -15 -20 yazdığımmı görebilirim :)

Eğer okuduysanız gerçekten teşekkürler  

3 Ara 2011

NARS Multiple - Portofino



Francois Nars abimizin kozmetik dünyasına bir katkısıdır efenim bu multiplelar...
Stick şeklindeki bu ürünü far olarak,allık olarak ya da ruj olarak kullanabiliyorsunuz.

Stick ürün olduğundan "dağıtamam ben" diyerek hiç bakmamıştım daha önce. Harvey nichols indiriminde ne alsam diye bakınırken denedim ve bu tabu kafamda yerle bir oldu. Dağıtma işleminde bence hiç bir sorun yok. Parmaklarınızla birkaç pıt pıt yaptığınızda rengi dağıtmak çok kolay.Tabaka gibi suratınızda durmuyor.

Kremsi yapısı biraz kötü bence; bu da alışkanlık meselesi sanırım. Toz allıklara o kadar alışmışım ki onlar dışındaki her şeyi yadırgıyorum. Fakat bu yapı sayesinde toz allıklardan çok çok çok daha kalıcı. Hatta uçup gitmeyici :)

Yapısından ve içindeki ışıltılardan dolayı biraz ışıltılı durabiliyor. Ama bariz glitterlar yok içinde. Güzel bir ıslak görünüm  ve parlaklık sağlıyor.

Genel özelliklerini böyle sıralayacak olursak gelelim bendeki tek renk portofinoya.
Açıkcası gördüğüm an "işte bu" dediğim bir renk oldu kendisi ve diğerleri bu büyüyü bozamadı.

Rengi ise şöyle;



Bu da biraz daha dağılırmış hali;


 Stick ise şöyle;


Ürün devasa ; 14 gr. Hayatta bitiremem diye düşünüyorum :)



Bu yazımızın şarkısı da bu olsun ; tık tık :)

2 Ara 2011

Kasım Favorileri


Selamlar ;
O kadar uzun zamandır bloga bir şeyler eklemedim ki fotoya elanortiwele'yi nasıl yazdığımı dahi unutmuşum :)
Neden yazmıyorsun diye soranlara da cevabım hep klasikti "içimden gelmiyor.".

Alışveriş yapasım gelmiyor,çünkü biliyorum ki burda 40 küsüre satılan aptal bir rimel oralarda 3-5 dolar...
Projeler, ödevler o kadar yordu ki beni sabah kalkmak bile işkence olmaya başlamıştı; güzel bir günün beni beklediğini düşünmüyordum. Projelerin birkaçını teslim edince rahatladım; diğerlerinin teslim tarihine yakın yine sıkışırım :)

Çok makyaj yapmadım açıkcası..
Yaptığım zamanda genellikle yukarıdaki cicileri kullandım.
Tek tek yazmayayım ama siz merak ettiğiniz olursa sorun; ürün hakkında bilgi vermeye çalışırım.